Etkileyen Filmler: Ex Machina

14:20:00


Bir film izleriz; bazen severiz, bazen sevmeyiz ve vakit kaybı olarak görürüz. Bazılarımız yazısını yazar, geçer. Ex Machina'ya da İzledim başlığı altında bir yazı yazabilirdim ama ben bu filmde bundan fazlasını görüyorum. Öyle ki aslında ben bu filmi izleyeli 2 seneden uzun zaman oldu, yazısını yazmadığımı görüp yazmak istedim. Sanırım blogda bir yer edinmesi gerekiyor. Baştan söylüyorum, yer yer spoiler içerir.  


Bilim kurgu filminden çok daha fazlası olan Ex Machina yapay zeka üzerine kurulu bir film. Aslında bir yandan yapay zekanın etiksel açıdan problemi üzerinde duruyor bence (Nathan'ın bazı sahneleri bana bunu düşündürdü, izleyince anlayacağınız sahneler), ama asıl üzerinde durulan şey yapay zeka insan bilincine ulaşabilir mi sorusu.  Ayrıca filmin kadrosu aslında birkaç yan karakter dışında 3 kişi sayılır. Yani burada 127 Saat veya Gravity gibi "İzletir mi?" sorunu ortaya çıkıyor ama peşinen cevaplayayım, izletiyor.



Nathan, bir yazılım şirketinin CEO'su, yapay zekalar üzerine çalışıyor. Evindeki canlı olan tek şey kendisi. Ve de yarışmada Nathan'ın dağ evinde 1 haftalık ödül kazanan Caleb. Aslında ödül yerine içinde bulunacağı şeyden habersiz Caleb Nathan'ın teklifini kabul eder. Nathan yazılım şirketi sayesinde ulaştığı bütün insanlardan elde ettiği verilerle (bilgisayarlarının kameralarından edindiği insanların mimiklerine kadar) bir yapay zeka yaratır. Ava adını koyduğu yapay zekasına güzel bir beden verir. Caleb'in görevi ise Ava'yı test etmek. 

Ava camdan bir odanın içinde kapalı ve Caleb onunla camın arkasından konuşuyor, Nathan ise her şeyi kameralardan görüyor. Fakat Ava istediğinde tüm gücü kesiyor ve o an gerçekten gerildiğinizi hissediyorsunuz, işte o anlarda birden değişip gerçekten insan gibi oluyor. Ava gerçekten Turing testini geçebilecek bir yapay zeka. Her insan gibi kurtulmak ve hayatta kalmak üzerine programlanmış. İnsanları manipüle etmekte usta, Caleb'in duygularını suistimal edebiliyor. Yani Caleb'e söylediği hiçbir şey gerçek değil, onu kendine inandırıyor, onunla flört ediyor ve onu kendine aşık ediyor. En sonunda onu kullanarak özgürlüğüne kavuşuyor. 

Filmle ilgili özet kısmı geçersek etkileyici çok fazla yeri vardı. Bende en çok yer edinenlerden biri Caleb'in kendisinin de bir robot olduğunu düşündüğü sahne. Orada yaşadıklarından sonra kendinden bile şüphe duymaya başlıyor. Hatta robot olup olmadığını anlamak için kendi kolunu jiletle kesecek hale geliyor. Bir başka sahne de Caleb'in Nathan'ın güvenlik için gereken kartını ele geçirmesiyle Nathan'ın bilgisayarına baktığı sahneler. Orada aslında Nathan'ın ne yaptığını daha iyi anlıyoruz. Robotlarını yaratma sürecini, bazılarının ne kadar saldırgan olduğunu görüyoruz.


Final kısmı tabi ki en etkileyici olanı. Cam odadan kaçan Ava'yı durdurmak için yaratıcısı Nathan hiçbir şey yapamıyor, yaratıcısı olduğu yapay zekaya sözünü dinletemiyor. Evdeki diğer robot olan Kyoko sadece kendisine söylenenleri yapabiliyor ve aslında tamamen zararsız, ama Ava'nın kulağına fısıldamasıyla -ne dediğini seyircilere göstermiyor yönetmen- Kyoko, Nathan'ı sırtından bıçaklıyor. Bunu Kyoko ve Ava o kadar soğukkanlılıkla yapıyorlar ki, insanı gerçekten ileride ne olacağı konusunda düşündürüyor bu açıdan film. Sonrasında da Ava yine Caleb'i kandırıp onu kilitli bırakıyor ve arkasına bile bakmadan çıkıyor. İnsan kılığında dağ evinden çıkan Ava ise helikopterle şehire gidiyor ve film burada hem Ava açısından hem de içinde canlı bulunmayan dağ evinde kilitli kalan Caleb açısından merak içerisinde bırakıp bitiyor. 

Filmden sonra baya bir düşündüren diğer şey ise Nathan'ın Ava'yı programlarken bilgisayarlardan aldığı verileri kullanması. Burada filmden bir alıntı yapacağım:
"Arama motorlarını insanların ne düşündüğünü gösteren bir harita zannediyorlardı ama aslında onlar insanların nasıl düşündüğünü gösteren haritalardı."
IMDb'ye neden güvenilmeyeceği bir kere daha ortaya çıkıyor en azından benim için çünkü bu film için 7,7 bence haksızlık. Ne kadar kötü yapımların bu filmden çok daha yüksek puan aldığını gördüm. Bu film için overrated tarzı yorumlar bile gördüm ama ben asla öyle olduğunu düşünmüyorum. Kısacası beni etkileyen bir film oldu, gerek belki gecenin köründe karanlıkta izledim diye ya da film hakkında hiç spoiler almamışken izledim diye. Ben izleyecek film arıyorsanız şiddetle tavsiye ediyorum, ilk sıranıza alın diyorum.

Bence bunlar da ilginizi çeker

0 yorum

Bumerang - Yazarkafe
Bu blogda bulunan içeriklerin hakkı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde Titania'nın Çöplüğü bloguna aittir.
Bu blogda yer alan telif hakkı belirtilmemiş görseller Freepik'ten alınmıştır.