Sen hiç yaşlanma

18:12:00



Öncelikle sürekli bir gidip gelme aşamasındayım. Habire döndüm ben diye cıvıl cıvıl geliyorum, sonrası yine aynı döngü. Neden böyle? Galiba çoğu şeyden eskiden aldığım zevki alamıyorum. Epey can sıkıcı bu. Blogger'a ilk bu hesapla kaydolduğumda ki Titania olarak diyemeyeceğim çünkü arada bir karakter değişimi geçirdim, o zamanlar bu diyarlarda olanlar hatırlar belki, Ağustos 2013'tü. O zamanlar 15. yaşını doldurmakla meşgul 14 yaşında bir kızdım sadece. Hazırlık senem yeni bitmişti falan filan. Sonra ne oldu bilmiyorum, birden değiştim. Geçen yaz ondan önceki yaz gayet zevk alarak yazılar yazdığım bloguma uğramaz oldum. Artık bu bloggerlığı yazı yazmayı sıkıcı bulduğumdan değil pek tabi ki. Aslen hiçbir iş yapmama rağmen vakit mi bulamadım? Yoksa yaratıcılığım mı tükenmişti yazamıyor muydum artık? Hadi direk tüm samimiyetimle söyleyeyim, üşeniyor muydum? Bilmiyorum belki hepsi, belki hiçbiri. Ama sorun şu ki eskiden çok severek yaptığım şeylerden artık o kadar zevk alamaz oldum. Bir bakıma çok büyük hayal kırıklığı bu anlayabiliyor musunuz? Uzun zamandır yapmadığınız bir şeyi çok heves ediyorsunuz, ne eğlenmiştim be diyerek tekrar deniyorsunuz ve işte hayal kırıklığı.

Çocukken hep büyümek isterdik dimi ya, çok yaşlanmadığımdan hala 16 yaşımda olduğumdan kurduğum hayalleri çok aşırı net olmasa da hatırlayabiliyorum. Çocukluk güzeldi ama büyüyünce her şey daha güzel olacaktı sanki. Tamam şu anki hayatım da yeterince güzel, çok derdim varmış gibi yazmayayım. Aile içi sorunlarım yok, maddi sıkıntılar yok, eğitimimde sıkıntılar yok, mutlu bir ilişkim var falan filan. Sadece çocukluğumdaki saflığımı ve yaptığım şeylerden aldığım mutluluğu özlüyorum ben.

Nereden nereye bağladım ya, ilginç oldu biraz. İşte bu yüzden ne zaman bir arkadaşım bana yazar ol dese beceremem diye düşünüyorum. Kafam çok dağınık ve aslında söyleyeceğim hiçbir şey yokken birden bir sürü şey söyler oluyorum ama birbirleriyle abuk subuk bağlantıları oluyor sadece bu şeylerin. He yazar olmayı da çok isterdim ya, kitabımın satılması falan önemli de değil o kadar. Ya da belki böyle diyorum da hadi diyelim yazdım, yayıncı buldum. Sonrasında satılması gururumu okşardı ve satılmasa da tersine gururum kırılırdı herhalde. Ama şu an sırf yazma eylemi mutluluk verdiği için satılması önemli değil diyorum. Neyse yazmadım sonuçta kitap, çok aşırı alakasız oldu şimdi.

Kısacası yüzsüz Titania işte yine bir geri dönüşle karşınızda. Şimdi de geri döndüm demeyeceğim ama çünkü yine gideceğimi bilmiyorum. Kullanıyorum resmen burayı arada yazmak istediğimde galiba. Ama tamam açma amacım da buydu. Günlük olarak kullanmak istediklerimi karalamak. Sanırım artık amacıma daha yakınım eskisinden. Daha bile iyi böylesi.

Bence bunlar da ilginizi çeker

25 yorum

  1. Sen beni hatırlamasan da ben seni hep okuyorum:) [I remember "ağrıkesiciniyetine"]

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yiaa duygulandım şu an baya bir, teşekkür ederim çok :) Ayrıca hatırlamıyor değilim ya adın çok tanıdık geldi, şimdi baktım tekrar başlamışsın hemen takibe aldım :)

      Sil
  2. Ne olursa olsun bırakma tamam hiçbir şey eskisi gibi olmaz ama arada bir blogunu ihmal etmeden yazı gir, okuyanlar merak edenler olur onları üzme. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısın işte ama sürekli bir şeyi tamamen sürdürememe yarıda bırakma problemi var bende. Aşsam çok mükemmel olacak :)

      Sil
    2. Kendinin bir boş gün ve saatini belirle o zaman senin bloggerla baş başa kalma saatin olsun dene, olur bu ara her ne kadar düzensiz yazsamda misal, bir senedir, perşembe ve cuma arasında saat 11 civarı yazılarımı yazıyordum bayağıda düzene girmişti, şimdi okul bitince bozuldu ama yine düzene sokacam.

      Sil
    3. O da mantıklıymış bak ama zorlama gibi olmasın istiyorum. Öyle hissetmez miyim bir yandan da bilemedim

      Sil
  3. yazmak sana mutluluk veriyorsa bunu sürdürmelisin bence :)
    hoş geldin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşbulduum, sürdürmeliyim bence de işte benim mallığım biraz :)

      Sil
  4. Bence yazmak her daim mutluluk veriyor. Sende yazmaya devam etmelisin :)
    Sizi takibe aldım, bende bloguma beklerim ..
    http://yagmur-serhats.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederiim, ben de uğruyorum hemen :)

      Sil
  5. Senin aksine ben hiç büyümek istemedim. Salak bir çocuktum ama aklım nadirde olsa bazı durumlarda çalışırdı :D Büyüdükçe şımarıklık, arsızlık, istediğini yapma ne bilim yaramazlık yapınca çocuktur yapar denmesi elimden alıncaktı ve farkındaydım. Keşke yanılmış olsaydım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocukken hepimiz bazı yönlerden salaktık ya o çocukluğun doğası, en azından bunun farkında olacak kadar zekiymişsin :D Ben de şımarıklık arsızlık yapmaktan ziyade daha çok kendi hayatımı kurma heveslisiydim o yaşta ne hevesiyse artık bunun için :D

      Sil
  6. senin ilk hesabını kaybetmiştim.Bu kız nerede diye aramış durmuştum ve sonra bir an da birbirimizi bulduk.Şu an nasıl olduğunu hatırlayamadım ama bulduk işte.
    Yazı yazmayı bırakma.Ara ara yaz ama bu blog hep burada olsun.Bazen ilaç gibi geliyor blog

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dimi ya, ben de seni kaybetmiştim de neyse ki bulduk birbirimizi yine. İsim değişimleri zor işler :D
      Çok haklısın ya, ara vermek kabul edilebilir ama bırakmamak lazım. Bir kere kaldırmıştım blogu da çok pişman olup geri dönmüştüm zaten bir daha öyle bir hata yapamam :)

      Sil
  7. oleeeey iyisin ama her şey yolundaaaa ne güzel sevindim :)

    YanıtlaSil
  8. Yaz yaz :) yazmayıpta ne yapacaksın yahu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tuhaf bir insanım, yazacaklarım konusunda kısıtlıyorum kendimi okuyuculara açık olunca. O yüzden yine günlüğüme yöneldim ama burayı da boşlamamak lazım :)

      Sil
  9. Ya haklısın, bana da hep oluyor şu yazma işi.
    Hiçbir zaman büyümek isteyen çocuklardan olmadım. Şimdiden bile özlüyorum eskileri.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tüm bloggerlar olarak muzdaribiz galiba bu durumdan :D

      Sil
  10. Sen büyüsen de içindeki çocuğu yaşatmanın şımartmanın yollarını bul...buralardan da çok uzak kalma :)

    YanıtlaSil
  11. Ben eskisini de yenisini de çok seviyorum :)

    YanıtlaSil
  12. Şiişt Titania! Buldum seni :)
    Bana da gel, beklerim, kahve içeriz... İster makyaj yanında, ister kitap yanında :)

    YanıtlaSil
  13. Seni burada hep bekliyoruz ki. Yani okumak isteyen zaten bekler. Sürekli yazmanı istemezler. Sen ne zaman istersen o zaman gel. :)

    YanıtlaSil

Bumerang - Yazarkafe
Bu blogda bulunan içeriklerin hakkı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde Titania'nın Çöplüğü bloguna aittir.
Bu blogda yer alan telif hakkı belirtilmemiş görseller Freepik'ten alınmıştır.